01
Teşbih (Benzetme)
AnlamAralarında ortak özellik bulunan iki varlık ya da kavramdan zayıf olanı güçlü olana benzetmektir.
Özgün örnekler
- Yanakları gül gibi kızardı.
- Çocuk, ceylan kadar çevikti. (benzeyen: çocuk; benzetilen: ceylan; yön: çeviklik; edat: kadar)
- Saçları gece gibi siyahtı.
Neden bu sanat? Yanaklar benzeyen, gül kendisine benzetilen, kızarma benzetme yönü, gibi benzetme edatıdır.
Karıştırma! Dört öge her zaman birlikte bulunmaz; yalnız iki temel ögeyle teşbihibeliğ yapılabilir.
Ayrıntılı açıklama
Benzetmede benzeyen, kendisine benzetilen, benzetme yönü ve benzetme edatı ayrı ayrı bulunabilir. Güçsüz olan unsur, belirli bir özellik bakımından güçlü olana yaklaştırılır.
Nasıl anlaşılır?
Örnekte önce iki varlığı, ardından ortak özelliği ve 'gibi, kadar, sanki' türü edatları belirleyin.
Adım adım yeni örnekler
- Tam teşbih: Çocuk, cesaret bakımından aslan gibi güçlüydü.
- Kısaltılmış teşbih: Çocuk aslan gibiydi.
- Pekiştirilmiş teşbih: Çocuk cesarette aslandı.
- Teşbihibeliğ: Aslan çocuk öne atıldı.
Örnek çözümlemesi: Tam teşbihte dört öge bulunur. Kısaltılmışta yön; pekiştirilmişte edat; teşbihibeliğde hem yön hem edat söylenmez.
Sınav ipucu: Teşbihibeliğde benzeyen ve benzetilen birlikte bulunur; istiarede bunlardan yalnız biri kullanılır.
02
Teşbihibeliğ (Güzel benzetme)
AnlamBenzetme edatı ve benzetme yönü söylenmeden yalnız benzeyen ile kendisine benzetilenin kullanıldığı benzetmedir.
Özgün örnekler
- Aslan askerler ilerledi.
- Gül yüzün yine güldü.
- Bu çocuk bir yıldız.
Neden bu sanat? Asker–aslan; yüz–gül; çocuk–yıldız ikilileri birlikte verilmiştir.
Karıştırma! Açık veya kapalı istiareyle karıştırmayın: teşbihibeliğde iki temel öge de vardır.
Ayrıntılı açıklama
Teşbihibeliğ, benzetmenin iki temel unsurunu koruyup edatı ve benzetme yönünü kaldırarak anlatımı yoğunlaştırır.
Nasıl anlaşılır?
'Neye, kim benzetilmiş?' sorusuna iki açık cevap bulabiliyorsanız teşbihibeliğ olabilir.
Adım adım yeni örnekler
- Bilgi, karanlıkta bir kandildir.
- Kardeşim evimizin güneşidir.
Örnek çözümlemesi: Bilgi–kandil ve kardeş–güneş unsurları birlikte anılır; 'gibi' ve benzetme yönü yoktur.
Sınav ipucu: İki temel ögeden biri söylenmiyorsa teşbihibeliğ değil, istiare ihtimalini değerlendirin.
03
İstiare (Eğretileme)
AnlamBenzetmenin temel ögelerinden yalnız biri kullanılarak benzetme yapılmasıdır.
Özgün örnekler
- Sahaya bir aslan çıktı. (açık)
- Dağlar başını kaldırdı. (kapalı)
- Gülüm bugün gelmedi. (açık; sevgili kastediliyorsa)
Neden bu sanat? Açık istiarede yalnız kendisine benzetilen; kapalı istiarede yalnız benzeyen ve benzetilene ait bir özellik bulunur.
Karıştırma! Her kişileştirme kapalı istiareyle birlikte görülebilir; örnek bağlamı önemlidir.
Ayrıntılı açıklama
Açık istiarede yalnız kendisine benzetilen söylenir. Kapalı istiarede benzeyen söylenir, kendisine benzetilenin bir niteliği ona aktarılır. Temsili istiarede ise benzetme tek sözcükle sınırlı kalmaz; bütün bir durum veya anlatı başka bir durumu temsil eder.
Nasıl anlaşılır?
Metindeki asıl varlığı ve onun yerine geçen imgeyi ayırın; benzetmenin hangi temel ögesinin söylenmediğini sorun.
Adım adım yeni örnekler
- Açık istiare: Sınıfın yıldızı bugün konuştu. (Başarılı öğrenci kastedilir.)
- Kapalı istiare: Umut, kanatlarını açıp yükseldi. (Umuda kuş özelliği verilir.)
- Temsili istiare: Kaptan fırtınada rotayı kaybetti; mürettebat kıyıya ulaşmak için birbirine tutundu. (Bağlama göre zor bir süreçte dayanışmayı temsil eden bütünlüklü anlatım.)
Örnek çözümlemesi: İlk örnekte öğrenci söylenmez; ikinci örnekte umut söylenir, kuşa özgü kanatlar ona aktarılır. Üçüncü örnekte temsilin kurulabilmesi için daha geniş bağlam gerekir.
Sınav ipucu: Her kişileştirmeyi otomatik olarak kapalı istiare saymayın; benzetme ilişkisinin gerçekten kurulup kurulmadığını inceleyin.
04
Mecazımürsel (Ad aktarması)
AnlamBenzetme amacı olmadan bir kavramı ilişkili başka bir kavramın adıyla anlatmaktır.
Özgün örnekler
- Bütün sınıf alkışladı. (öğrenciler)
- Ankara yeni kararı açıkladı. (yönetim)
- Bir tabak daha yedi. (tabaktaki yemek)
Neden bu sanat? Yer–insan, kap–içindekiler, parça–bütün gibi ilişkiler kurulur.
Karıştırma! Benzetme varsa istiareyi; benzetme yok, yakın ilişki varsa ad aktarmasını düşünün.
Ayrıntılı açıklama
Mecazımürselde bir sözcük, benzerlik dışında gerçek bir ilişkiyle başka bir kavramın yerini tutar. Yer–insan, parça–bütün, kap–içindekiler, yazar–eser, neden–sonuç gibi ilişkiler yaygındır.
Nasıl anlaşılır?
Sözcüğü gerçek anlamıyla okuyun; anlatılmak istenen şeyle arasında benzerlik mi yoksa yakın bir ilgi mi olduğunu sorun.
Adım adım yeni örnekler
- Yer–insan: Bütün salon ayağa kalktı. (Salondaki kişiler)
- Kap–içindekiler: İki bardak içti. (Bardaktaki içecek)
- Yazar–eser: Bu hafta Yaşar Kemal okuyorum. (Yazarın eserleri)
- Parça–bütün: Tarlada yüz baş koyun vardı. (Hayvanların bütünü)
Örnek çözümlemesi: Her örnekte adlandırılan unsur ile kastedilen unsur arasında benzetme dışı bir ilişki vardır.
Sınav ipucu: 'Aslan gibi savaşçı' benzetmedir; 'Ankara açıklama yaptı' ise bağlama göre yönetimi anlatan ad aktarmasıdır.
05
Kinaye (Değinmece)
AnlamBir sözün hem gerçek hem mecaz anlamı mümkünken mecaz anlamının amaçlanmasıdır.
Özgün örnekler
- Onun eli uzundur.
- Kapımız herkese açıktır.
- Bu ailede kapımız herkese açıktır.
Neden bu sanat? Sözlerin gerçek anlamı mümkün olsa da bağlama göre mecaz anlamı öne çıkar.
Karıştırma! İki anlamın da mümkün olması gerekir; her mecaz kinaye değildir.
Ayrıntılı açıklama
Kinayede sözün gerçek anlamı mümkün kalır, fakat asıl hedef mecaz anlamdır. Bağlam, hangi anlamın amaçlandığını belirler.
Nasıl anlaşılır?
Sözün düz anlamı bütünüyle imkânsız mı? Değilse ve mecaz anlam özellikle hedefleniyorsa kinayeyi düşünün.
Adım adım yeni örnekler
- Zor günümüzde kapısını bize kapatmadı. (Yardımı esirgememek)
- Onun sırtı yere gelmez. (Yenilmemek)
Örnek çözümlemesi: Kapının kapanmaması ve sırtın yere gelmemesi gerçek anlamda da düşünülebilir; ancak bağlamda yardımseverlik ve yenilmezlik öne çıkar.
Sınav ipucu: Tevriyede iki gerçek anlam arasında uzak anlam hedeflenir; kinayede gerçek–mecaz ilişkisi belirleyicidir.
06
Tevriye (İki anlamlılık)
AnlamBirden çok gerçek anlamı bulunan sözcüğün yakın anlamını düşündürüp uzak anlamını kastetmektir.
Özgün örnekler
- “Bâkî kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş.” — Burada “Bâkî” hem kalıcı anlamını hem şairin mahlasını çağrıştırabilecek bir örnektir; tevriye yorumu bağlama dayanır.
- “Gül” sözcüğünün çiçek ve kişi adı anlamları olabilir; ancak iki anlamın bulunması tek başına tevriye değildir.
- “Yaz geldi, bana yaz.” — Bu örnek tevriye değil, farklı anlamlı eş sesli sözcüklerin birlikte kullanımını gösterir (cinas).
Neden bu sanat? Örneklerde çift anlamın gerçekten bağlamda işletilip işletilmediğine bakılır.
Karıştırma! Tevriye örneğinin güçlü olması için uzak anlamı destekleyen bağlam gerekir; yalnız eş seslilik yeterli değildir.
Ayrıntılı açıklama
Tevriyede bir sözcüğün yakın ve uzak olmak üzere iki gerçek anlamı çağrıştırılır; sözün akışında uzak anlam amaçlanır. Yalnızca eş sesli sözcük kullanmak tevriye için yeterli değildir.
Nasıl anlaşılır?
Yakın anlamın ilk anda nasıl doğduğunu ve uzak anlamı hangi bağlam ipucunun desteklediğini ayrı ayrı gösterin.
Adım adım yeni örnekler
- “Bâkî” sözcüğü bir şiirde önce “kalıcı” anlamını düşündürüp şairin mahlasını özellikle kastedecek şekilde kullanılırsa tevriye kurulabilir.
- “Yüzüne baktım, 'Yüz' dedi.” — Bu yalnız eş sesliliği düşündürür; uzak anlamın kastedildiği gösterilmedikçe tevriye sayılamaz.
Örnek çözümlemesi: İlk örnek, tevriyenin bağlama bağlı oluşunu açıklar; ikinci örnek ise iki anlamlılığın neden tek başına yeterli olmadığını gösterir.
Sınav ipucu: Sınavlarda sözcüğün sözlükte iki anlamı olmasına değil, metnin uzak anlamı gerçekten hedeflemesine bakın.
07
Tariz (İğneleme)
AnlamBirini eleştirmek için sözün tersini, çoğu kez alaycı biçimde söylemektir.
Özgün örnekler
- Ne kadar dakiksin, yine bir saat geciktin!
- Çok düzenlisin, masanın üstünde yer kalmamış.
- Harika çalışmışsın, tek soruya bile bakmamışsın.
Neden bu sanat? Görünen övgü, bağlamda eleştiri taşır.
Karıştırma! Kinayeden farkı, ters anlamla alay ve eleştirinin baskın olmasıdır.
Nasıl anlaşılır?
Söylenen övgü ile gerçek durumun birbirini tutmadığına bakın.
Yeni örnek ve çözümleme
Ne büyük fedakârlık, herkes çalışırken sen dinlendin!
Sınav ipucu: Sanatı belirlerken yalnız sözcüğe değil, sözün bağlamdaki işlevine de bakın.
08
Teşhis (Kişileştirme)
Anlamİnsan dışı varlıklara insana özgü özellikler vermektir.
Özgün örnekler
- Rüzgâr kapıyı öfkeyle çarptı.
- Yorgun sokaklar uykuya daldı.
- Ay, denizi kıskandı.
Neden bu sanat? Öfkelenme, uyuma ve kıskanma insana özgü niteliklerdir.
Karıştırma! Her kişileştirmede konuşma yoktur.
Nasıl anlaşılır?
İnsan dışı varlığın insana özgü duygu ya da davranışla anlatılıp anlatılmadığını sorun.
Yeni örnek ve çözümleme
Eski ev, gidenlerin ardından kederlendi.
Sınav ipucu: Sanatı belirlerken yalnız sözcüğe değil, sözün bağlamdaki işlevine de bakın.
09
İntak (Konuşturma)
Anlamİnsan dışı varlıkları konuşturmaktır.
Özgün örnekler
- Serçe, 'Bahar geldi!' diye seslendi.
- Çınar, 'Yüz yıldır buradayım,' dedi.
- Saat, 'Beni dinle,' diye fısıldadı.
Neden bu sanat? Kuş, ağaç ve saat insan gibi konuşur.
Karıştırma! İntak bulunan yerde teşhis de vardır; tersi zorunlu değildir.
Nasıl anlaşılır?
İnsan dışı varlığın doğrudan konuşup konuşmadığını kontrol edin.
Yeni örnek ve çözümleme
Deniz, 'Bana biraz zaman ver,' dedi.
Sınav ipucu: Sanatı belirlerken yalnız sözcüğe değil, sözün bağlamdaki işlevine de bakın.
10
Mübalağa (Abartma)
AnlamBir durumu olduğundan çok büyük ya da küçük göstermektir.
Özgün örnekler
- Seni beklerken asırlar geçti.
- Gözyaşlarımla deniz doldurdum.
- Bir lokmayla dünyaları yedim.
Neden bu sanat? Gerçek ölçüler aşılmıştır.
Karıştırma! Duygunun şiddetini anlatır; mecazın her türü abartma değildir.
Nasıl anlaşılır?
Anlatımın gerçek ölçüyü bilerek aşıp aşmadığına bakın.
Yeni örnek ve çözümleme
Bir haber beklerken bin kış yaşadım.
Sınav ipucu: Sanatı belirlerken yalnız sözcüğe değil, sözün bağlamdaki işlevine de bakın.
11
Tezat (Karşıtlık)
AnlamKarşıt duygu, düşünce veya durumları anlamlı bir ilişki içinde bir araya getirmektir.
Özgün örnekler
- Kalabalığın içinde yapayalnızdı.
- Gülüşümde gizli bir hüzün vardı.
- En sıcak günde içim üşüdü.
Neden bu sanat? Yalnızlık–kalabalık, gülüş–hüzün, sıcak–üşümek karşıtlık oluşturur.
Karıştırma! Sadece zıt sözcüklerin yan yana olması değil, anlam ilişkisi önemlidir.
Nasıl anlaşılır?
Karşıt kavramların anlamlı bir gerilim oluşturup oluşturmadığını inceleyin.
Yeni örnek ve çözümleme
Kalabalığın ortasında yapayalnız kaldı.
Sınav ipucu: Sanatı belirlerken yalnız sözcüğe değil, sözün bağlamdaki işlevine de bakın.
12
Tenasüp (Uygunluk)
AnlamAralarında anlam yakınlığı veya konu ortaklığı bulunan sözcükleri birlikte kullanmaktır.
Özgün örnekler
- Gül, bülbül, bahar aynı düşte buluştu.
- Dalga, kıyı ve yelken ufka uzandı.
- Mürekkep, kalem, defter masadaydı.
Neden bu sanat? Sözcükler aynı anlam alanına aittir.
Karıştırma! Karşıtlık yoksa tezat değil; anlam ilgisi varsa tenasüp olabilir.
Nasıl anlaşılır?
Aynı anlam alanına ait sözcükleri işaretleyin.
Yeni örnek ve çözümleme
Kıyı, yelken, liman ve dalga sabahı karşıladı.
Sınav ipucu: Sanatı belirlerken yalnız sözcüğe değil, sözün bağlamdaki işlevine de bakın.
13
Telmih (Anıştırma)
AnlamBilinen tarihî, dinî, mitolojik veya edebî kişi ve olayları doğrudan açıklamadan hatırlatmaktır.
Özgün örnekler
- Bu kuyuda Yusuf'un sabrı var.
- Bir Kerem gibi yandım.
- Kaf Dağı'na varır mı bu yol?
Neden bu sanat? Yusuf kıssası, Kerem hikâyesi, Kaf Dağı efsanesi anıştırılır.
Karıştırma! Gönderme yapılan olayın bilinmesi gerekir.
Nasıl anlaşılır?
Anılan olayın ya da kişinin kültürel bir bilgiye gönderme yapıp yapmadığını araştırın.
Yeni örnek ve çözümleme
Bu yolda Ferhat'ın sabrına ihtiyacımız var.
Sınav ipucu: Sanatı belirlerken yalnız sözcüğe değil, sözün bağlamdaki işlevine de bakın.
14
Hüsnütalil (Güzel nedene bağlama)
AnlamGerçek nedeni bilinen bir olayı hayalî ve güzel bir nedenle açıklamaktır.
Özgün örnekler
- Güneş, seni görmek için doğdu.
- Yıldızlar, uykunu beklemek için parlıyor.
- Çiçekler, gelişini kutlamak için açtı.
Neden bu sanat? Doğa olaylarına hayalî neden yüklenmiştir.
Karıştırma! Neden hayalî olmalı; yalnız kişileştirme yeterli değildir.
Nasıl anlaşılır?
Gerçek neden yerine hayalî ve estetik bir neden sunulup sunulmadığını belirleyin.
Yeni örnek ve çözümleme
Çiçekler, sen geleceksin diye erkenden açtı.
Sınav ipucu: Sanatı belirlerken yalnız sözcüğe değil, sözün bağlamdaki işlevine de bakın.
15
Tecahülüarif (Bilmezlikten gelme)
AnlamBilinen bir şeyi etkili söylemek amacıyla bilmiyormuş gibi sormak veya söylemektir.
Özgün örnekler
- Bu gözler mi dünyayı aydınlatan?
- Sen misin baharı getiren?
- Kim çizdi göğe bu altın yolu?
Neden bu sanat? Konuşan kişi yanıtı bildiği hâlde şaşkınlık gösterir.
Karıştırma! Her soru tecahülüarif değildir; bilgi edinme amacı bulunmamalıdır.
Nasıl anlaşılır?
Konuşanın bildiği bir şeyi etkili anlatım için bilmez görünmesine dikkat edin.
Yeni örnek ve çözümleme
Bu aydınlık nedir; yoksa sen mi geldin?
Sınav ipucu: Sanatı belirlerken yalnız sözcüğe değil, sözün bağlamdaki işlevine de bakın.
16
İstifham (Soru sorma)
AnlamYanıt beklemekten çok duygu veya düşünceyi güçlendirmek için soru kullanmaktır.
Özgün örnekler
- Böyle bir dost unutulur mu?
- Bu sessizliğe kim dayanır?
- Bir insan umudunu nasıl bırakır?
Neden bu sanat? Sorular anlatımın etkisini artırır.
Karıştırma! Tecahülüarif ile örtüşebilir; ancak istifhamın odağı soru yoluyla vurgudur.
Nasıl anlaşılır?
Sorunun bilgi almak yerine duygu ve düşünceyi güçlendirip güçlendirmediğini sorun.
Yeni örnek ve çözümleme
Bunca iyiliği insan nasıl unutur?
Sınav ipucu: Sanatı belirlerken yalnız sözcüğe değil, sözün bağlamdaki işlevine de bakın.
17
Nida (Seslenme)
AnlamHeyecanı veya duyguyu doğrudan seslenişlerle belirtmektir.
Özgün örnekler
- Ey güzel vatan!
- Ah, geçen yıllar!
- Hey dostlar, duyun sesimi!
Neden bu sanat? Ey, ah, hey gibi seslenişler kullanılmıştır.
Karıştırma! Ünlem işareti tek başına yeterli değildir; sesleniş işlevine bakın.
Nasıl anlaşılır?
Bir varlığa ya da kavrama güçlü seslenişi belirleyin.
Yeni örnek ve çözümleme
Ey çocukluğum, hangi sokakta kaldın?
Sınav ipucu: Sanatı belirlerken yalnız sözcüğe değil, sözün bağlamdaki işlevine de bakın.
18
Tekrir (Yineleme)
SöyleyişSözcük veya söz grubunu vurgu, ritim ve etki için yinelemektir.
Özgün örnekler
- Gel, gel; bu yol bitmedi.
- Yavaş yavaş kar yağıyor.
- Bekledim, bekledim, yine bekledim.
Neden bu sanat? Tekrar, duygu ve ritmi güçlendirir.
Karıştırma! Anlamlı tekrar aranır; sıradan dil bilgisi tekrarıyla karıştırılmamalıdır.
Nasıl anlaşılır?
Aynı sözcüğün anlamı güçlendirmek için tekrarına bakın.
Yeni örnek ve çözümleme
Bekle, bekle, biraz daha bekle.
Sınav ipucu: Sanatı belirlerken yalnız sözcüğe değil, sözün bağlamdaki işlevine de bakın.
19
İrsalimesel (Atasözüyle kanıtlama)
AnlamDüşünceyi desteklemek için atasözü veya özlü, yaygın kabul görmüş bir söz kullanmaktır.
Özgün örnekler
- Boşuna acele etme; acele işe şeytan karışır.
- Bu yüzden 'Damlaya damlaya göl olur' derler.
- Sabret, sakla samanı gelir zamanı.
Neden bu sanat? Yargı, atasözüyle pekiştirilmiştir.
Karıştırma! Sadece atasözü anmak değil, düşünceye dayanak olarak kullanmak önemlidir.
Nasıl anlaşılır?
Düşüncenin atasözü veya özlü bir sözle desteklenip desteklenmediğini sorun.
Yeni örnek ve çözümleme
Acele etmedim; ne de olsa 'Acele işe şeytan karışır.'
Sınav ipucu: Sanatı belirlerken yalnız sözcüğe değil, sözün bağlamdaki işlevine de bakın.
20
İktibas (Alıntılama)
AnlamBir ayet, hadis veya tanınmış bir sözden metne alıntı yapmaktır; klasik belagatte özellikle ayet ve hadis alıntısı için kullanılır.
Özgün örnekler
- Bir konuşmada 'İlim Çin'de de olsa...' sözünün alıntılanması (atıf doğruluğu ayrıca araştırılmalıdır).
- Yazarın, başka bir metinden kısa bir sözü kaynak göstererek kullanması.
Neden bu sanat? Alıntı, metne destek veya çağrışım katar.
Karıştırma! Kaynağı yanlış atfetmemeye dikkat edin; örnekler açıklayıcıdır.
Nasıl anlaşılır?
Başka bir metinden bilinçli ve işlevli alıntı yapılıp yapılmadığını kontrol edin.
Yeni örnek ve çözümleme
Defterime 'Yurtta sulh, cihanda sulh' sözünü yazdım.
Sınav ipucu: Sanatı belirlerken yalnız sözcüğe değil, sözün bağlamdaki işlevine de bakın.
21
Leffüneşir (Sıralı açıklama)
AnlamÖnce iki ya da daha çok kavramı söyleyip sonra bunlarla ilgili özellikleri aynı ya da çapraz sırayla vermektir.
Özgün örnekler
- Güneş ve ay doğdu; biri gündüzü, öteki geceyi aydınlattı.
- Kalem ve fırça çalıştı; biri yazdı, öteki resmetti.
- Deniz ve dağ çağırdı; biri dalgasıyla, öteki zirvesiyle.
Neden bu sanat? Önce sıralanan ögelerin karşılıkları sonra verilir.
Karıştırma! Tenasüpten farkı iki aşamalı eşleştirmedir.
Nasıl anlaşılır?
Önce sıralanan unsurların sonra karşılıklarıyla eşleştirilip eşleştirilmediğini inceleyin.
Yeni örnek ve çözümleme
Güneş ve ay doğdu; biri gündüzü, öteki geceyi aydınlattı.
Sınav ipucu: Sanatı belirlerken yalnız sözcüğe değil, sözün bağlamdaki işlevine de bakın.
22
Rücu (Sözden dönme)
AnlamSöylenen bir düşünceyi geri alıp daha güçlü ya da farklı bir sözle düzeltmektir.
Özgün örnekler
- Seni yıllarca bekledim; hayır, bir ömür bekledim.
- Bu bir umut değil; hayır, koca bir direniş.
- Çok yoruldum; yok, yorgunluk değil bu, tükeniş.
Neden bu sanat? İlk yargı düzeltilerek etkisi artırılır.
Karıştırma! Düzeltme veya geri dönüş açıkça görülmelidir.
Nasıl anlaşılır?
Söyleyenin ilk yargısını bilinçli biçimde geri almasına dikkat edin.
Yeni örnek ve çözümleme
Seni bir gün bekledim; hayır, bir ömür.
Sınav ipucu: Sanatı belirlerken yalnız sözcüğe değil, sözün bağlamdaki işlevine de bakın.
23
Tedric (Derecelendirme)
AnlamDuygu ya da düşünceyi aşamalı olarak artırarak veya azaltarak anlatmaktır.
Özgün örnekler
- Önce fısıldadı, sonra konuştu, sonunda haykırdı.
- Bir kıvılcım, bir alev, koca bir yangın.
- Önce sokak, sonra şehir, ardından bütün ülke uyandı.
Neden bu sanat? Basamaklı yükseliş veya iniş vardır.
Karıştırma! Sırf sıralama değil, derece farkı aranır.
Nasıl anlaşılır?
Anlatımın küçükten büyüğe veya tersine basamaklı ilerleyip ilerlemediğini sorun.
Yeni örnek ve çözümleme
Önce fısıldadı, sonra konuştu, en sonunda haykırdı.
Sınav ipucu: Sanatı belirlerken yalnız sözcüğe değil, sözün bağlamdaki işlevine de bakın.
24
Terdit (Beklenmedik sonuca bağlama)
AnlamAnlatımı son bölümde beklenmedik, şaşırtıcı bir yargıya bağlamaktır.
Özgün örnekler
- Dünyayı dolaştım, nice kapı çaldım; en zor kapı kendi odamınkiymiş.
- Herkes kahramanı bekledi; kapıdan kedimiz çıktı.
- Büyük bir sır açıklayacaktı: anahtarını kaybetmişti.
Neden bu sanat? Son ifade önceki beklentiyi değiştirir.
Karıştırma! Şaşırtıcı bitiş, özellikle mizah ve nükte yaratabilir.
Nasıl anlaşılır?
Son bölümde beklenmedik bir sonuç doğup doğmadığını kontrol edin.
Yeni örnek ve çözümleme
Bütün gün büyük sırrı sakladı: Pastayı kendisi yemişti.
Sınav ipucu: Sanatı belirlerken yalnız sözcüğe değil, sözün bağlamdaki işlevine de bakın.
25
İham (Anlamı belirsiz bırakma)
AnlamBir sözü iki veya daha çok anlamı çağrıştıracak biçimde kullanmaktır; tevriye ile yakın ilişkilidir.
Özgün örnekler
- 'Yâr' sözünün sevgili veya dost çağrışımıyla kullanılması.
- 'Gül' sözünün çiçek ve gülmek anlamlarını birlikte düşündürmesi.
Neden bu sanat? Bağlam birden fazla anlamı canlı tutar.
Karıştırma! Tevriyede uzak anlamın kastedilmesi belirgindir; ihamda belirsizlik korunabilir.
Nasıl anlaşılır?
Birden çok anlamın bilinçli biçimde açık bırakılıp bırakılmadığını inceleyin.
Yeni örnek ve çözümleme
'Yolun sonu göründü,' dedi; kimse hangi yolu kastettiğini anlayamadı.
Sınav ipucu: Sanatı belirlerken yalnız sözcüğe değil, sözün bağlamdaki işlevine de bakın.
26
Cinas (Sesteşlik)
SöyleyişYazılış veya söylenişleri aynı ya da çok yakın, anlamları farklı sözcükleri birlikte kullanmaktır.
Özgün örnekler
- Yaz geldi, sen de bana yaz.
- Gül bahçede açtı, sen de gül.
- Yüzünü göster, denizde yüz.
Neden bu sanat? Yaz/yaz, gül/gül, yüz/yüz farklı anlamlarda kullanılmıştır.
Karıştırma! Aynı sözcüğün aynı anlamla tekrarı cinas değildir.
Nasıl anlaşılır?
Yazılış veya söyleniş benzerliği bulunan farklı anlamlı sözleri ayırın.
Yeni örnek ve çözümleme
Yüzündeki gül, bahçedeki gülden güzeldi.
Sınav ipucu: Sanatı belirlerken yalnız sözcüğe değil, sözün bağlamdaki işlevine de bakın.
27
Seci (Düzyazıda uyak)
SöyleyişDüzyazıda cümle veya söz öbeklerinin sonlarında ses benzerliği kurmaktır.
Özgün örnekler
- Sözü öz, yolu düz olsun.
- Gönlü açık, sözü sıcak.
- Kalbi temiz, niyeti aziz.
Neden bu sanat? Düzyazı parçalarında ahenkli bitişler vardır.
Karıştırma! Şiirdeki kafiyeyle karıştırmayın; seci düzyazıdaki ses uyumudur.
Nasıl anlaşılır?
Düzyazıda cümle ya da söz öbeklerinin sonlarındaki ses uyumunu dinleyin.
Yeni örnek ve çözümleme
Sözünde vakar, gözünde bahar vardı.
Sınav ipucu: Sanatı belirlerken yalnız sözcüğe değil, sözün bağlamdaki işlevine de bakın.
28
Aliterasyon (Ünsüz yinelemesi)
SöyleyişAhenk oluşturmak amacıyla aynı ünsüz sesi yinelemektir.
Özgün örnekler
- Sert sular sessiz sahile süründü.
- Kırık kapılar karanlıkta kaldı.
- Fısıldayan fırtına fidanları salladı.
Neden bu sanat? S, k ve f ünsüzleri öne çıkar.
Karıştırma! Harf değil ses tekrarına bakın.
Nasıl anlaşılır?
Ünsüzlerin tekrarıyla oluşan ses etkisine dikkat edin.
Yeni örnek ve çözümleme
Sessiz sokaklarda serin sular süzüldü.
Sınav ipucu: Sanatı belirlerken yalnız sözcüğe değil, sözün bağlamdaki işlevine de bakın.
29
Asonans (Ünlü yinelemesi)
SöyleyişAhenk oluşturmak için aynı ünlü sesi belirgin biçimde yinelemektir.
Özgün örnekler
- Ağaran dağlarda ağır ağır ağladım.
- İnce bir sis indi içime.
- Uzak ufuklarda umut uyur.
Neden bu sanat? A, i ve u ünlüleri yoğun biçimde tekrarlanır.
Karıştırma! Aliterasyon ünsüz, asonans ünlü tekrarına dayanır.
Nasıl anlaşılır?
Ünlülerin yinelenmesiyle oluşan ahengi dinleyin.
Yeni örnek ve çözümleme
Ağaran dağlara akşam ağır ağır vardı.
Sınav ipucu: Sanatı belirlerken yalnız sözcüğe değil, sözün bağlamdaki işlevine de bakın.
30
Akis (Yansıma / ters çevirme)
SöyleyişSözcüklerin veya söz öbeklerinin sırasını tersine çevirerek etkili bir anlatım kurmaktır.
Özgün örnekler
- İnsan zamanı yaşar, zaman insanı.
- Ben seni aradım, sen beni.
- Söz insana değer katar; insan söze.
Neden bu sanat? Söz diziminde tersine dönüş görülür.
Karıştırma! Leffüneşirle karıştırmayın; burada sıra ters çevrilir.
Nasıl anlaşılır?
Söz öbeklerinin ters sırayla yinelenip yinelenmediğini kontrol edin.
Yeni örnek ve çözümleme
İnsan zamanı tüketir, zaman insanı.
Sınav ipucu: Sanatı belirlerken yalnız sözcüğe değil, sözün bağlamdaki işlevine de bakın.
31
İştikak (Kök ortaklığı)
SöyleyişAynı kökten türemiş sözcükleri bir arada kullanarak anlam ve ahenk kurmaktır.
Özgün örnekler
- Sevgi seveni sevindirir.
- Bilgi bileni bilge kılar.
- Yazdıkça yazarlığım gelişti.
Neden bu sanat? Sev-, bil-, yaz- kökleri tekrar eder.
Karıştırma! Aynı kökten gelmeyen benzer sesli sözcüklerle karıştırmayın.
Nasıl anlaşılır?
Aynı kökten türeyen sözcükleri işaretleyin.
Yeni örnek ve çözümleme
Sevgiyle seven, sevilmeyi de öğrenir.
Sınav ipucu: Sanatı belirlerken yalnız sözcüğe değil, sözün bağlamdaki işlevine de bakın.
32
İltifat (Yön değiştirme)
AnlamSöyleyişin akışı içinde üçüncü kişiden ikinci kişiye veya başka bir şahıs kipine geçerek seslenişi canlı kılmaktır.
Özgün örnekler
- O uzaklara gitti; ey dost, neden dönmedin?
- Bu şehir susar; sen, ey şehir, neden susarsın?
- Onu hep düşündüm; seni unutmak mümkün mü?
Neden bu sanat? Anlatımda kişi yönelişi değişir.
Karıştırma! Nida ile birlikte bulunabilir; temel özellik hitap yönünün değişmesidir.
Nasıl anlaşılır?
Hitabın kişi veya yön bakımından değişip değişmediğini izleyin.
Yeni örnek ve çözümleme
Sana seslendim ey şehir; şimdi siz söyleyin, bu sessizlik niye?
Sınav ipucu: Sanatı belirlerken yalnız sözcüğe değil, sözün bağlamdaki işlevine de bakın.
33
Tazmin (Başka şairin dizesini alma)
AnlamBir şairin başka bir şairin dizesini veya sözünü kendi şiirine bilinçli biçimde katmasıdır.
Özgün örnekler
- Bir şiire başka bir şairden alınan bir dize eklenmesi.
- Bir şairin tanınmış mısraını yeni bağlamda kullanması.
Neden bu sanat? Gerçek örneklerde alınan dize ve kaynak şair açıkça belirtilmelidir.
Karıştırma! İktibasla yakın; tazmin özellikle şiirden dize almayı ifade eder.
Nasıl anlaşılır?
Başka şaire ait dizenin metne bilinçli biçimde katılıp katılmadığını ve atfını inceleyin.
Yeni örnek ve çözümleme
Bir şairin dizesini kendi şiirine alıp onunla yeni bir anlam kurmak tazmine örnektir.
Sınav ipucu: Sanatı belirlerken yalnız sözcüğe değil, sözün bağlamdaki işlevine de bakın.
34
Müşakele (Sözün biçimini yineleme)
AnlamBir sözcüğü önceki kullanımın etkisiyle ikinci kez, başka anlamda kullanmaktır.
Özgün örnekler
- Sen bana taş attın, ben sana gül atarım. (burada müşakele değil; karşıtlık)
- 'Yemek yedin mi?' 'Ben de derdimi yedim.' (bağlama bağlı)
Neden bu sanat? İkinci kullanım, ilk sözcüğün biçimini izlerken farklı anlam kazanır.
Karıştırma! Her sözcük tekrarı müşakele değildir; bağlam ve anlam kayması şarttır.
Nasıl anlaşılır?
Aynı sözcüğün farklı bağlamlarda farklı anlamla yinelenmesine bakın.
Yeni örnek ve çözümleme
O bana 'soğuk' davrandı, ben de çayını soğuk verdim.
Sınav ipucu: Sanatı belirlerken yalnız sözcüğe değil, sözün bağlamdaki işlevine de bakın.
35
Sihr-i helâl (İki yöne bağlanma)
SöyleyişBir sözün önceki ve sonraki bölüme bağlanabilecek biçimde kullanılmasıyla iki okuma imkânı doğmasıdır.
Özgün örnekler
- 'Güzel günler gördük, güzel / Düşler kurduk' gibi kesintisiz okuma farklı bağlar oluşturabilir.
Neden bu sanat? Dize sınırındaki bir sözcük iki tarafa da anlamca bağlanabilir.
Karıştırma! Örnekler şiirin noktalama ve söz dizimine göre değerlendirilir.
Nasıl anlaşılır?
Bir sözcüğün iki ayrı söz grubuna bağlanarak anlam kurup kurmadığını kontrol edin.
Yeni örnek ve çözümleme
Bu sanatın anlaşılması için sözcüğün önceki ve sonraki ifadeyle ayrı ayrı anlamlı bağ kurması gerekir.
Sınav ipucu: Sanatı belirlerken yalnız sözcüğe değil, sözün bağlamdaki işlevine de bakın.
36
Tefrik (Ayırma)
AnlamBirbirine benzer görünen şeyler arasında dikkat çekici bir ayrım kurmaktır.
Özgün örnekler
- İkisi de parlar: biri güneş, öteki bir anlık kıvılcım.
- Biri konuşur, biri düşündürür.
- İki yol da uzundur; biri eve, öteki kendine çıkar.
Neden bu sanat? Benzerlikten hareketle fark vurgulanır.
Karıştırma! Karşılaştırma tek başına sanat oluşturmayabilir; belirgin estetik ayrım aranır.
Nasıl anlaşılır?
Birlikte anılan unsurların belirli özelliklerle birbirinden ayrılıp ayrılmadığını sorun.
Yeni örnek ve çözümleme
İkisi de cesurdu; biri sözünde, diğeri davranışında.
Sınav ipucu: Sanatı belirlerken yalnız sözcüğe değil, sözün bağlamdaki işlevine de bakın.
37
Cem (Birleştirme)
AnlamFarklı varlık veya kavramları ortak bir hükümde toplamaktır.
Özgün örnekler
- Gül de bülbül de baharı bekler.
- Deniz de dağ da sessizliğe büründü.
- Çocuk da ihtiyar da aynı yağmura sevindi.
Neden bu sanat? Ayrı unsurlar aynı yargıda birleştirilmiştir.
Karıştırma! Cem, tefrikin tersine ortaklığı vurgular.
Nasıl anlaşılır?
Farklı unsurların ortak bir hükümde birleştirilip birleştirilmediğine bakın.
Yeni örnek ve çözümleme
Dağ da deniz de insana sabrı öğretir.
Sınav ipucu: Sanatı belirlerken yalnız sözcüğe değil, sözün bağlamdaki işlevine de bakın.
38
Taksim (Bölümleme)
AnlamBir bütünü parçalara ayırarak sıralama yoluyla anlatmaktır.
Özgün örnekler
- Bu şehir üç şeyle yaşar: deniz, rüzgâr, insan.
- Yol ikiye ayrıldı: umut ve korku.
- Gün üç renkti: sabah altın, öğle beyaz, akşam mor.
Neden bu sanat? Bütün, alt parçalara ayrılır.
Karıştırma! Sıradan sayma ile sanatlı bölümleme arasında bağlam farkı vardır.
Nasıl anlaşılır?
Ortak bir kavramın alt türlere veya bölümlere ayrılıp ayrılmadığını belirleyin.
Yeni örnek ve çözümleme
İyilik bazen bir söz, bazen bir emek, bazen de sessiz bir destektir.
Sınav ipucu: Sanatı belirlerken yalnız sözcüğe değil, sözün bağlamdaki işlevine de bakın.
39
Cem ve tefrik
AnlamÖnce farklı unsurları birleştirip sonra aralarındaki ayrımı belirginleştirmektir.
Özgün örnekler
- İkisi de ışık verir; güneş dünyaya, kandil odama.
- İkisi de yol gösterir; biri haritada, biri yürekte.
- İkisi de anlatır; biri sözcükle, biri bakışla.
Neden bu sanat? Önce ortak hüküm, ardından farklılık verilir.
Karıştırma! Cem ve tefrik birlikte kurulan bir düzendir.
Nasıl anlaşılır?
Önce ortak hüküm verilip sonra farklılıkların gösterilmesine dikkat edin.
Yeni örnek ve çözümleme
İkisi de yolcuydu; biri eve, öteki hayaline gidiyordu.
Sınav ipucu: Sanatı belirlerken yalnız sözcüğe değil, sözün bağlamdaki işlevine de bakın.
40
İstidrak (Düzeltici ekleme)
Anlamİlk yargıyı tümden reddetmeden ardından onu sınırlayan veya düzelten bir ifade getirmektir.
Özgün örnekler
- Güzel bir gündü; ne var ki içim karanlıktı.
- İş bitti sanıyorduk; oysa yeni başlıyordu.
- Herkes hazırdı; yalnız bir kişi eksikti.
Neden bu sanat? Sonraki ifade önceki yargıya sınırlama getirir.
Karıştırma! Rücuda önceki söz geri alınır; istidrakte düzeltici ek yapılır.
Nasıl anlaşılır?
Önceki yargıya yeni bir hüküm eklenip anlamın değiştirilip değiştirilmediğini inceleyin.
Yeni örnek ve çözümleme
Bu yol uzundur; yine de her adımı kıymetlidir.
Sınav ipucu: Sanatı belirlerken yalnız sözcüğe değil, sözün bağlamdaki işlevine de bakın.
41
Tefvîf (Paralel diziliş)
SöyleyişBenzer ölçü ve yapıda kısa ifadelerin art arda getirilmesiyle ritim kurulmasıdır.
Özgün örnekler
- Gökte bulut, yerde umut, içimde sükût.
- Az söz, öz düşünce, açık yürek.
- Güneş doğar, şehir uyanır, yol uzanır.
Neden bu sanat? Paralel söz dizimi ve ritim öne çıkar.
Karıştırma! Her paralellik ayrı bir sanat sayılmayabilir; klasik belagat sınıflamaları farklılaşır.
Nasıl anlaşılır?
Dengeli, paralel söz öbeklerinin ritmik kuruluşunu inceleyin.
Yeni örnek ve çözümleme
Kimi umutla yürür, kimi sabırla bekler; kimi sesle anlatır, kimi susarak söyler.
Sınav ipucu: Sanatı belirlerken yalnız sözcüğe değil, sözün bağlamdaki işlevine de bakın.
Aramanıza uygun sanat bulunamadı.